5 Ocak 2013 Cumartesi

Yeniyıl Temizliği E-mailla Başladı


Yılbaşının ilk temizlik hareketi e-maillarım odaklıydı. Ayda bir geçmişe yönelik e-maillarımı temizlediğim için genelde eskiden kalma önemsiz ve saklamak istediğim dışında e-mail bulunmuyor inbox’ımda. Ama  bu durum, günlük e-mail trafiğimin önemli bir bölümünü oluşturan “spam”a eş değer, kayıtlı olduğum listelerden gelen e-maillar ile ilgili bir çözüme gitmezsem hayatımda önemli bir kolaylık teşkil etmiyor.  İşte bu yüzden yılın ilk günü önemli bir adım attım ve tüm e-ticaret sitelerinden gelen mailların “Üyelikten çıkmak istiyorum” muadili linklerine tıklayarak teker teker bağlarımızı kopardım. 


E-mail trafiğimi azaltmanın tek yolu bu muydu veya ben bu yolu niye seçtim diye sorarsanız bir iki nedeni var aslında. Öncelikle e-mailing dijital pazarlamanın önemli bir kolu. Sosyal medyanın yaygınlaşması ve hayatlarımızda derin bir yer almasıyla beraber “e-mail”ın öleceği ile ilgili söylemler bile çıkmıştı. Fakat sosyal medyanın hayatımızın vazgeçilmesi parçası olma sürecinde e-mail da yepyeni bir konum ve önem kazandı. E-mail dijital ortamlar için nerdeyse en kritik kimlik doğrulama aracı. “Kimlik doğrulama”nın, kim olduğunuzu dijital platformlara ispat etmenizin nerdeyse herşey olduğu günümüzde (bkz: Facebook, Twitter, LinkedIn,… girişi; tüm aplikasyonların indirilmesi, e-ticaret siteleri üyelikleri, bazı mobil bankacılık şifre değiştirme işlemleri…)  e-mailin önemi tam yok olmadan tekrar taçlandı.
Bir başka konu da e-mail sosyal medyaya kıyasla kişiyle" baş başa" olma imkânı sağladığı için özellikle satış odaklı  aktivitelerin vazgeçilmez bir aracı olmuş durumda. Satışa dönüşmeyen ziyaretleri sonuca ulaştırmak, cross-promosyonlarla satış hacim ve sepet tutarını yükseltmek e-mail ile irtibatta kalarak mümkün. Toplu mailing ise bu durumla kıyasla 10 yıl öncesine ait kalıyor. Ve bu şekilde iletişim yapan firmaların sosyal medya kullanımlarına baktığınızda da "push" marketing yani mesajlarını bizlere bangır bangır bağıran aktiviteleri görmek mümkün.

Tüm bunları neden anlatıyorum? 2013'ün ilk sabahında, berrak bir günde, yepyeni umutlar ve heyecanla uyanınca (yeni yıl sabahları böyle uyanmamak mümkün mü? ) iletişim aktivitelerinde çeşitli nedenlerle günümüzü yakalayamamış, bana kolaylık sağlıyormuş kisvesinde yapılacaklar listesinde minik de olsa her gün yeni bir eylem ekleyen bu firmalarla iletişimde kalmak istemediğimi fark ettim. (kampanyaları veya sattıkları ürünler hakkında hiçbir şey söylemiyorum bile!) Ne de olsa artık tüketici iletişimde kişiler ve kullandığı platformlarda kendisini özel hissetmek istiyor, bunun en büyük nedenlerinden biri ise çünkü başarılı pazarlama aktivitesi yürüten markalar tüketicilerini özel hissettirmeyi başarıyor. İyisini yapabilenler varken de hiç birimiz daha kötüsüyle yetinmek istemiyoruz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder